Ana Sayfa

To play, press and hold the enter key. To stop, release the enter key.

Analog ile dijital tekstil baskının amansız rekabeti

 

Analog ile Dijital ’in rekabeti on yıllardır, hız, maliyet ve üretim bilinirliliği sayesinde hep Analog baskı türlerinin lehine gerçekleşmiştir.

Asıl olan ve ilk olan baskı türü olan Analog baskı, bir çok sektörde bilinen baskı türlerinde mevcuttur. Örneğin, Serigrafi baskı, Flekso Baskı, Offset baskı, Rotasyon baskı tamamen Analog baskı türlerindendir. Analog baskı türlerinde bir kalıp ve şablon üzerine pozlanmış baskılara renk adedine göre pozlanarak baskı metrelerce yapılmaktadır.

 

           Bu baskının en büyük avantajı artan metrajlarla, azalan kimyasal ve boyalarının maliyet düşüklüğü ile pazara en hızlı baskı hizmetleri en uygun fiyatlara verilmektedir. Dijital baskı, bilindiği üzere analog baskıdaki kalıp ve şablon mantığını yıkarak, gördüğünü bas mantığına sahiptir. Dijital baskı teknolojilerinden, tekstile en yakın teknoloji Inkjet Dijital Baskı teknolojisidir.

 

           1990’ların sonlarına doğru, artan dijital baskı tutkusu tekstil sektörüne de sirayet etmiş, birçok öncü ülkede dijital baskı makinesini üretime başlayan ülkeler makinelerini tekstile uydurmaya çalışmışlar ve başarısız olmuşlardır. Çünkü hata tekstil sektörüne, başka sektörler için yapılan makinenin devşirilmesi ile bu işin olamayacağıdır. Bunun en acı örneklerini, bu işte şu an en bilinen marka olan Mimaki yaşamıştır. Birçok iç mekan baskı makinesini tekstile 1990’larda uyarlamış, çoğunda başarısız olmuş ama asla yılmamıştır.

 

            1990’larda dijital baskının bir başka problemleri ise, mevcut teknolojinin hız olarak çok yavaş olması ve kimyasal sarflarının ve boyalarının inanılmaz pahalı olması idi. Bu sebeple 1998’ten itibaren bu makinelerin çoğu, Epson baskı kafası kullanan başta Mimaki, Roland, Mutoh, Stork, Aleph gibi makineler, analog baskının numunecisi olarak piyasaya sürülmüştü. Dijitale hep sıcak bakan tekstil sektörü de bu numune basan makineleri firmasına almıştı. Ama işte Dijital Tekstil’in önünü kapatan gerçekler de burada başlıyor. Aldıkları makinelerin kataloglarındaki hızların 4’te birini gören tekstil firmaları dijital makinelerden buz gibi soğumuştur. 2005’lerin ortalarına kadar da bu konu hep böyle gitmiş, analog tekstil baskının krallığında, dijital baskı bir yancı gibi kalmıştır. Ancak 2010’a geldiğimizde değişim rüzgarı patlamış, dijitalin artan teknolojisi artık yancı veya numuneci olmamakta, üretime hızla girmektedir.